529 yıldır çözülemeyen sır
Fatih Sultan Mehmed'in zehirlenmesi olayı hâlâ tartışılıyor. İşte ortaya atılan üç farklı iddia
Türk tarihinin en büyük devlet başkanlarından Fatih Sultan Mehmed'in zehirlenmesi olayı hâlâ tartışılıyor.
Tarihte
birçok liderin ölümü aydınlanamadı. Tarihimizdeki en önemli esrarlardan
biri de Sultan Fatih'in zehirlenip zehirlenmediği meselesidir. Ortada
üç farklı iddia var.
Rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın
eceliyle mi öldüğü yoksa zehirlendiği mi tartışılıyor. Tarihteki birçok
liderin ölümündeki sır da bir türlü aydınlatılamamıştır. Bizim
tarihimizdeki en önemli esrarlardan biri de Fatih Sultan Mehmed'in
zehirlenip zehirlenmediği meselesidir.
SON SEFER
Fatih'in
ölümünden önce Mısır'daki Memlük Devleti ile Osmanlılar arasında bir
gerginlik meydana gelmişti. Sultan İkinci Mehmed'in 25 Nisan Çarşamba
günü Üsküdar'a geçmesiyle sefer başladı. Gebze civarındaki Hünkâr
Çayırı'nda konaklandı. Sultan burada 1 Mayıs'ta şiddetli karın ağrıları
çekmeye başladı. Eski hastalıklarının, yani damla ile romatizmanın yanı
sıra yeni hastalıklar da ba şgöstermişti.
Fatih'in tedavisine
hekimi Laristanlı Acem Hamideddin el-Lari başladı. Acem Lari başarısız
olunca, eski başhekim Yakup Paşa tedaviyle görevlendirildi. Yakup Paşa
elinden bir şey gelmeyeceğini, yanlış bir ilaç kullanıldığını ve bu
ilacın etkilerini gidermenin artık mümkün olmadığını söyledi. Ancak
diğer tabipler çaresiz kalınca hastalarını tedavide kullandığı şurubunu
vererek, padişahın sancısını azaltma yoluna gitti. Fakat şurup tesirini
göstermedi ve Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481 Perşembe günü,
ikindi vakti vefat etti.
FATİH ZEHİRLENDİ Mİ?
Fatih'in daha 50 yaşındayken ölümü gerek akademik, gerekse popüler düzeydeki tarihçiler arasında bir tartışma konusu oldu.
Fatih'i
kimin zehirlettiği konusunda üç iddia vardır. Birincisi Amasya Valisi
Şehzâde Bâyezid'in, Veziriazam Karamanî Mehmed Paşa'nın kardeşi Cem
Sultan lehindeki teşebbüsleri yüzünden başhekim Acem Lari'yi kullanarak
babasını zehirlettiği şeklindedir. Fatih'in hayatının son günlerinde
oynadığı rol, Acem Lari'den şüphelenilmesine yol açmıştı. Acem Lari,
dört yıl sonra 1485'te Edirne'de öldüğünde, Edirneliler arasında
hekimin İkinci Bayezid tarafından zorla verdirilen aşırı dozda afyon
yüzünden öldüğü dedikodusu dolaşıyordu.
Bu konudaki ikinci
iddiaya göre Memlük Sultanı Kayıtbay, Acem Lari'yi kullanarak sultanı
zehirletmiştir. Memlükler'in daha önce de Fatih'e suikast teşebbüsleri
olmuştu.
Zehirlenme konusundaki üçüncü ve en kuvvetli iddia ise
30 yıl Fatih'in yanında hizmet edip, sultanın itimadını kazanan ve vezir
rütbesi ile önemli görevlerde bulunmuş Yahudi mühtedisi eski hekimbaşı
Yakup Paşa'nın (Maestro Jacopo), Fatih'e karşı bir düzine kadar
başarısız suikastta bulunan Venedikliler tarafından satın alınarak,
zehirleme hadisesinin gerçekleştirildiği şeklindedir.
Alman
tarihçi Franz Babinger, Şehabettin Tekindağ ve başka birçok tarihçi ve
hekimin araştırmalarına rağmen Fatih'in ölümündeki esrar henüz
çözülemedi. Daha önce Fatih Sultan Mehmed'e defalarca suikast
teşebbüsünde bulunan Venedikliler'in Fatih'in ölümünde bir rollerinin
olması kuvvetli bir ihtimaldir.
VENEDİKLİLER'İN FATİH'İ ÖLDÜRME TEŞEBBÜSLERİ
Venedik
1456 ile 1479 yılları arasında 12 defa Fatih'i zehirleme teşebbüsünde
bulunmuştu. Arnavut Paul isimli berber, Trogirli bir denizci, Vlaco
isimli bir Yahudi hekim, Floransalı Francesco Baroncello, Krakowlu bir
Polonyalı ve Katolanyalı bir maceraperestin isimleri bu suikast
teşebbüslerinde geçer. Ancak bu teşebbüsler, çoğu zaman sadece plan
aşamasında kalmıştı.
FATİH'İN HEKİMİNİN VENEDİK'LE PAZARLIĞI
15.
yüzyılda Avrupa'da zulüm gören Yahudiler Osmanlı topraklarına
sığınıyorlardı. Avrupa'da papanın bile güvenmediği Yahudi hekimler
Osmanlı sarayında büyük itibar görüyorlardı. Papa Beşinci Nikola'nın
Yahudi hekimlerin verdikleri ilaçlarla İtalyanlar'ın Hristiyan ruhunun
zedeleneceğini söylemesi doktorları iş yapamaz duruma getirmişti. Bu
şartlar altında İtalya Gaeta'dan Edirne'ye gelen Yahudi hekim Maestro
Jacopo Müslüman olup Yakup ismini almıştı. İkinci Murad zamanında
sarayda hekim olarak çalışmaya başlayan Yakup Paşa, Fatih zamanında da
görevine devam etti. Zamanla Fatih'in güvendiği kişilerden biri oldu.
1468'de
İtalya'ya bir ziyaret yaparak Arapça'dan Latince'ye çevrilmiş bazı tıp
kitaplarını inceledi. Sonraki yıllarda Osmanlı ilerleyişini durduramayan
Venedik Fatih'i zehirletmeye karar verdi. Dikkat çekmemek için
Floransalı Lando Delgi Albizzi İstanbul'a gönderildi. Degli,
İstanbul'daki Floransa konsolosu vasıtasıyla Yakup Paşa ile irtibata
geçti. Yakup Paşa, teklifi uzun uzun düşündükten sonra peşin olarak 10
bin altın ve 1472 Mart'ından aynı yılın Mayıs'ına kadar sultanı
öldürdüğü takdirde Venedik'e kabul ve İstanbul'da kalan mallarına
karşılık 25 bin altın daha istemişti. Venedik yönetimi bu isteği kabul
etmesine rağmen Yakup Paşa'nın herhangi bir zehirleme teşebbüsüne girip
girmediğini bilmiyoruz. Ancak 1481'de Fatih'in ölümünden sonra isyan
eden asker birçok devlet adamıyla birlikte Yakup Paşa'yı da öldürmüştür
(Bugün)

